Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

YILBAŞI KUTLAMAK, ASLİYETİMİZDEN UZAKLAŞMAKTIR

Memur- Sen Ankara il başkanı Mustafa Kır yılbaşı kutlamaları ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Basın Açıklamasında; “Yılbaşı kutlamaları,İslâm’a ve İslâmî değerlere sırt çevirmenin, inanç ve yaşantı olarak namı-ı diğer alımızdan uzaklaşmanın adıdır. Tarihinde yaşadıkları baskı ve dayatmalar neticesinde asimile edilen, zorla köleleştirilerek, kimlik ve kişilik değişikliği yaşayan milletlerin  varlığına şahit olmak mümkündür.Ancak tarih boyunca […]

31 Aralık 2014 - 12:46 'de eklendi ve 411 kez görüntülendi.
YILBAŞI KUTLAMAK, ASLİYETİMİZDEN UZAKLAŞMAKTIR

Memur- Sen Ankara il başkanı Mustafa Kır yılbaşı kutlamaları ile ilgili bir basın açıklaması yaptı. Basın Açıklamasında; “Yılbaşı kutlamaları,İslâm’a ve İslâmî değerlere sırt çevirmenin, inanç ve yaşantı olarak namı-ı diğer alımızdan uzaklaşmanın adıdır. Tarihinde yaşadıkları baskı ve dayatmalar neticesinde asimile edilen, zorla köleleştirilerek, kimlik ve kişilik değişikliği yaşayan milletlerin  varlığına şahit olmak mümkündür.Ancak tarih boyunca hiçbir toplumun ülkemizde  yaşandığı  gibi  kendi istek ve arzularıyla varlık sebebi olan asli değerlerinden  İslami kimlik ve  kişiliklerinden bu kadar uzaklaştığı görülmemiştir. “İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız  gibi inanmaya başlarsınız” Müslümanların  inanç ve  düşünce yapısı , kültür ve medeniyet anlayışı  gayrimüslimlerinkinden   farklı olup, yaşantı itibarıyla ferdi, ailevi ve toplumsal olarak Yahudi ve Hıristiyanlarla benzeşmesi  asla  düşünülemez. Çünkü Hz. Peygamber: (s.a.v) “Kim  başka bir millete (başka inançtan olan insanlara) benzemeye çalışırsa, oda onlardandır.” buyurmuştur.  Hz. Ömer  (r.a) “ın İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız  gibi inanmaya başlarsınız.” ” Birini taklit etmek  onu övmenin en samimi şeklidir. Taklitciler taklit ettikleri milletleri asla geçemezler.” Sözleri de çok  anlamlıdır. Taklitciler taklitçisi olduğu milletin uydusu olurlar Milletlerin ve devletlerin ayakta kalabilmeleri  kendi kültür ve medeniyet değerlerine bağlı kalmaları  ile  mümkündür. Kendi  milli ve dini mefahirlerini yok sayıp,körü körüne başkalarını taklit eden milletler ya taklitçisi olduğu milletin uydusu olurlar, ya da dünya coğrafyasından silinip giderler.  Diğer taraftan milletlerin gücü topuyla   tankıyla değil  birlik ve beraberlikleri, kültürel değerlerine bağlılığı kalmaları  ve eğitilmiş insanlarının  varlığı ile ölçülür. O yüzden bir milleti ve bir medeniyeti çökertmek isteyen iç ve dış mihraklar o milleti ayakta tutan inanç ve  ahlak değerlerini; örf, adet, gelenek ve  göreneklerini  hedef olarak seçerler. Bilindiği üzere  emperyalist batılı güçler İslam ümmetini geçmişte haçlı seferleri düzenleyerek silahla yok etmeye çalışırlarken, bu gün   strateji,metot ve siyaset değişikliği yaparak,  uyguladıkları  kültür emperyalizmi  yoluyla  yok etmeye çalışmaktadırlar.  “Müslümanlar, yılbaşını Biz’den daha iyi kutluyor” Uyguladıkları  metodun başarılı olmadığını iddia etmek mümkün değildir. Asrımızda Hıristiyan dünyasını temsil eden Papa’nın “Müslümanlar, yılbaşını Biz’den daha iyi kutluyor” sözü; tüm Müslümanlar için hem bir ibret, hem de bir zillet vesikasıdır. Tarihimiz milli ve manevi kültürümüzün medeniyet değerlerimizin  güzel hasletleri ile doludur.  6 asır ayakta duran İmparatorluk davamız  Bizi biz yapan  değerlerimize  bağlılıkla mümkün olmuştur. Yüce Allah bize dini ve ahlaki değerlerimize sahip çıkarak kimlik ve kişiliğimizi korumamızı emretmiştir. Nitekim ayetlerde İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Artık ona uyun.Başka yollara uymayın.Yoksa o yollar sizi parça parça edip sırat-ı müstegımden ayırır. İşte bunlardan sakınasınız diye Allah size emreder”,”Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan işte o zaman zalimlerden olursun.”,” Sizden kim Yahudi ve Hıristiyanları dost edinirse O onlardan olur.”  Bu ayetlerde gelenek görenek ve ibadetlerinde  söz ve davranışlarında  yeme ve içmelerinde, bayramlarında eğlence ve kutlamalarında başka milletlere özenti içinde olanlara şiddetli bir tehdit  ve uyarı vardır.”Bu gün Allah için ne yaptın” diyerek” Yarın  akşam sanal olarak yeni bir yılı kapatıp yeni bir yıla girmiş olacağız.Ömür sayfamızdan bir yaprak kapanacak ve yeni bir sayfa açılacaktır. Yapılması gereken şey işini bilen akıllı tüccar gibi Peygamberimizin Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.” emrine uyarak ve  Hz. Ömer’in her gün “Bu gün Allah için ne yaptın” diyerek, nefsini hesaba çektiği gibi  nefsini hesaba çekerek geçen yıl Allah için yaptın demek suretiyle nefsimizi hesaba çekmektir. Hadisi şerifte ifade edildiği üzere “Kıyamet gününde “ömrümüzü nerede tükettiğimizin,gençliğimizi nerede geçirdiğimizin,malımızı nereden kazanıp nereye harcadığımızın,ilmimizle ne amal işlediğimizin hesabı sorulacaktır. “Ne yazık ki sadece miladi takvimin başlangıcı kabul edilen bir gün olmaktan başka bizim için başka bir anlam taşımayan; sağlığı tehdit eden içki içerek, aileleri yıkan kumardan ve şans  oyunlarından medet umarak,ahlaki erozyon ve manevi tahribata yol açan cinsel taşkınlıklar ve sapkınlıklar sergilenerek, israf ve savurganlıklara yelken açan alış verişler,  yaparak, çamlar keserek yılbaşı kutlamaları  adı altında işlenen kepazeliklerin  bir   Peygamberin doğum gününe izafeten yapılan  akla mantığa  bilimsel gerçeklere uymayan  soysuzlaşmadan  başka bir anlamı yoktur. Yahudi ve Hıristiyanları körü körüne taklitten başka bir şey değildir. Bu durum Ahlaksızlığı normalleştiren,israf ve savurganlığı körükleyen, Tahrif olmuş bir dini Yahudi ve Hıristiyanların  örf, adet ve kültürlerini körü körüne taklitten başka bir şey değildir. İşte İslam coğrafyasında yaşanan sıkıntıların başlıca sebebi kendi dinlerinin emir ve yasaklarını terk edip,şirk ve küfür ehlinin  alameti  olan yılbaşı kutlamaları adı altında tebrikleşme ve hediyeleşmeleri ,içkili ziyafetler tertiplemeleri, yabancı kadın ve erkeklerin bir arada toplanıp dans etmeleri, güzellik yarışmaları adı altında genç kızların kadınlık ve annelik vakarlarını ayaklar altına almaları gibi görünüşe sirayet eden pek çok rezalet günümüzde  kalbimize nüfuz ederek,yaşantımızdan bir parça haline gelmiştir. Bu durum bir Müslüman için hem inanç hem de amel bakımından çok tehlikeli bir konum  arz etmektedir. denildi.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER