Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Kaybedince Değil, Hayattayken Değerlerini Anlamak…

Hayatın ilk basamaklarındayım ve ne büyük şeyler kaybetmişim. Hala sıcaklığını hissettiğim, çocukluk ve ilk gençliğimin her anında emeği olan Babaannem, sevgisini her fırsatta gösteren büyükbabam. Artık yoklar. Bana çok şey verdiler. Erken kaybettiğimi düşünüyorum. Hala evden dışarı çıktığımda, bahçeye dolaştığımda onları görecekmişim gibi geliyor. Evimizde her gün mutlaka isimleri geçer. Kendimi şanslı sayıyorum. Onlarla birlikte […]

25 Mart 2015 - 11:08 'de eklendi ve 469 kez görüntülendi.
Kaybedince Değil,  Hayattayken Değerlerini Anlamak…

Hayatın ilk basamaklarındayım ve ne büyük şeyler kaybetmişim. Hala sıcaklığını hissettiğim, çocukluk ve ilk gençliğimin her anında emeği olan Babaannem, sevgisini her fırsatta gösteren büyükbabam. Artık yoklar. Bana çok şey verdiler. Erken kaybettiğimi düşünüyorum. Hala evden dışarı çıktığımda, bahçeye dolaştığımda onları görecekmişim gibi geliyor. Evimizde her gün mutlaka isimleri geçer. Kendimi şanslı sayıyorum. Onlarla birlikte büyüdüm. yaşlılıklarında belki bir gülümsemem, her gün onlara görünmem o günlerinin neşelenmesi için yeterliydi. Benim için çok mutlu günlermiş. Onları hep sevdim, sevgi gördüm. Bu özel haftada onları anmak istedim. Sizlerle paylaşarak da değerlerimizin, değerini kaybedince anlamak yerine hayattayken o değeri yaşansın istedim. Eyvah, tüh demek yerine geri getiremeyeceğimiz değerlerimize sımsıkı sarılmak, sevgilerini, gölgelerini hissetmenizi istedim. Eğer aile büyüklerimiz yaşıyorsa geç sayılmaz, bu haftayı fırsat bilip doya doya yaşayın. Evet, 18 Mart Çanakkale zaferimiz gibi önemli bir tarihin yıl dönümünün arkasından önemli gün ise, 18-24 Mart yaşlılar haftası. Bir gün kendimizin de yaşlanacağını göz önünde bulundurmadan sürdürdüğümüz hayat, belki gün gelir bize çelme takabilir. Her an ölebilecek gibi yaşamak, her an kaybedecekmiş gibi değerlerimize, yaşlılarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Yaşlılarımızı bu bir haftalık zaman dili içerisinde hatırlamak yerine, onları sık sık ziyaret etmek, bize olan sevgilerini gözlerinde seyretmek, onları dinlemek, onlardan öğüt almak yaşıyorlarsa eğer çok önemli bir kazanç.
Yaşlılarımıza, yani aile büyüklerimize toplum olarak ta görevlerimiz var. Toplumsal dayanışmanın önemli göstergelerinden birisi, yaşlıların karşılaşabileceği sorunların en aza indirilmesi ve bunların çözümüne ulaşabilme olanaklarının onlara sunulmasıdır.
Yaşlılarımız milletimizin onurudur. Onlara sahip çıkmak ve onlarla ilgilenmek tüm toplum bireylerinin vatandaşlık görevidir. Büyüklerine sahip çıkan toplumlar, medeniyeti yakalamış toplumlardır. Ömrünün büyük bir kısmında topluma ve ülkesine hizmet vermiş olan büyüklerimizi, yaşlandıkları dönemde memnun etmek gurur vericidir.
Yaşlılar, dünle bugün arasındaki köprülerdir, Kültür yaşamımızı yarınlara taşımayı sağlayan en önemli varlıklarımızdır, Yaşlı kişilere saygı göstermek aynı zamanda onlara bir minnet borcumuzdur. Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi ve yaşama bağlı olmaları gerekir.
Bir gün bizlerde yaşlanacağız. Yarına çıkma garantimiz yok. Bundan daha anlamlısı bir gün biz de yaşlanacağız. Yarının temelini şimdiden atmalıyız. Saygı görmek istiyorsak, şimdiden saygı göstermeliyiz diyerek yazımı, İsra Suresinin 17, 23 ve 24. Ayetleri ile bitiriyorum, ““Rabbin şöyle emretti: Sadece Allah’a ibadet edeceksiniz.
Ana ve babanıza iyi davranacaksınız. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara “of!” bile deme! Onları azarlama! Onlara saygıyla hitap et! Onlara merhamet ederek tevâzu kanatlarını aç da, “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl şefkatle büyüttülerse, sen de onlara öyle merhamet et, de!”

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER