Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Bin Yıllık Hesap; Suriye

Suriye’deki gelişmelerden kaygı duyuyoruz. Her geçen gün işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Oysa Suriye bizin bir parçamız; Can gardaşımız. Bin yıllık Türk yurdu. Osmanlıdan önce de Türk hakimiyeti var. Osmanlı’dan sonra kesintisiz 400 yıllık birliktelik. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Suriye ile sınır komşusuyuz. Türkiye’nin en uzun kara sınırımız (yaklaşık 900 kilometredir.) Suriye ile olan […]

18 Şubat 2016 - 11:27 'de eklendi ve 469 kez görüntülendi.
Bin Yıllık Hesap; Suriye

Suriye’deki gelişmelerden kaygı duyuyoruz. Her geçen gün işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Oysa Suriye bizin bir parçamız; Can gardaşımız. Bin yıllık Türk yurdu. Osmanlıdan önce de Türk hakimiyeti var. Osmanlı’dan sonra kesintisiz 400 yıllık birliktelik. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Suriye ile sınır komşusuyuz. Türkiye’nin en uzun kara sınırımız (yaklaşık 900 kilometredir.) Suriye ile olan kara sınırımızdır. Sınır dedimse yürekler üzerine çekilmiş dikenli teller. O yetmemiş mayınlı bölgeler. Anne evladından, konu komşusundan ayrılmış. Mayınlı bölgelere rağmen hasrete engel olamamış kız alıp vermekle akrabalık tazelenmiş. Ama arada mayınlar yüzlerce, binlerce cana mal olmuş. Hasret o kadar yoğundu ki 2009 yılında vizeler kalktığında sınırın iki yakasında bayram vardı. (ondan önce kısa bir süre bayramlarda sınırda akraba olan köyler için serbest geçişe izin verilmişti. Bayram günlerinin en önemli haberi Suriye sınırındaki görüntülerdi. ) Her gün yüzlerce otobüs, binlerce otomobil Suriye’ye günübirlik ziyaretler yapıyordu. En çok üzüldüğüm şeylerin başında o dönmede Suriye ziyaretini ertelemem olmuştu. Suriye’ye giden arkadaşlarımız bir taraftan Suriye’nin tarihi ve tursitik yerlerini anlatıyorlar, diğer yandan Suriye’lilerin Türklere olan sevgisinden bahsediyorlardı. Arap Baharı ile Suriye’de vatandaşlar Esed rejmine karşı makul isteklerde bulundular. Demokratik haklardı. Aslında beşer esed için bir fırsattı. Babası hafız esedin Hama katliamı ve halka zulmü ile anılır olmuştu. Türkiye düşmanı idi. Hatta bu düşmanlık sebebiyle pkk elebaşı a. öcalan yıllarca hafız esedin himayesinde Suriye’de kaldı. Terör kampları oluşturdular. Türkiye’yi kana bulayan pkk Suriye tarafından beslendi. Bu kötü hatırlalar beşer esedle ümide dönmüştü. Ama olmadı. Beşer esed son beş yıl içinde demokrasi taleplerine cevap vermek şöyle dursun kendi halkının üzerine ölüm oldu; yağdı. Uçaklarla, tanklarla kitle imha silahları ile saldırdı. Halkını öldürmek için tüm imkanlarını kullandıktan sonra yaptığı katliamlar yetmiyormuş gibi bu sefer iran ve rusyadan yardım istedi. Niçin? Sadece kendi halkını öldürmek için, bombalamak ve sivil halkı imha etmek için. Buraya kadar durum tesbiti. İşte Türkiye burada ne yapmalıydı? Ya yaşananlara seyirci kalacaktı; ya da tarihi, coğrafi ve insani görevlerini yerine getirecekti. İşte Türkiye ikincisini seçti. Ve Suriye yıllarca ve hatta asırlarca bu güne hazırlandı. Medeniyetler savaşının, Arz ı Mevudun Hazreti İsa’nı yeryüzüne gelişine zemin hazırlamanın şifresi. Suriyedeki gelişmeleri bir de bu gözle bakılmalıdır. Gelecek hafta devam etmek duası ile…

 

Ebubekir ÖZTAŞ

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER