Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Eğitim İş, Ne İş…

Günümüzde memur sendikaların sayısına bereket. Yaslandıkları tabanlar farklı farklı. Şimdi diyeceksiniz ne alaka! Sendikalar memurların özlük hakları için çalışır ve tümünü kucaklar. Sanırım hepimiz yanılıyoruz. Ve Yine biliyoruz ki sendikalar gruplaşmış, sendikalar partilileşmiş, sendikalar ne deniliyorsa yapar, söyler olmuş. Basın açıklamaları sanırım kopyala yapıştır, ya da gelen emirler doğrultusunda bunu yazın, bunu söyleyin otomatiğine bağlanmış. […]

16 Mart 2016 - 15:15 'de eklendi ve 424 kez görüntülendi.
Eğitim İş, Ne İş…

Günümüzde memur sendikaların sayısına bereket. Yaslandıkları tabanlar farklı farklı. Şimdi diyeceksiniz ne alaka! Sendikalar memurların özlük hakları için çalışır ve tümünü kucaklar. Sanırım hepimiz yanılıyoruz. Ve Yine biliyoruz ki sendikalar gruplaşmış, sendikalar partilileşmiş, sendikalar ne deniliyorsa yapar, söyler olmuş. Basın açıklamaları sanırım kopyala yapıştır, ya da gelen emirler doğrultusunda bunu yazın, bunu söyleyin otomatiğine bağlanmış. Alttaki temsilciler de kopyala yapıştırla okumadan insanlara gazetelerde, dergilerde, TV’lerde ve yayın organlarında pazarlamaya çalışıyor. Yani okumadan medyaya ver, gitsin hesabı. Zaman zaman yaptıkları faaliyetleri ile takdir toplayan Eğitim İş Şereflikoçhisar temsilcisi Doğan Dağdelen, aylardır kendisine gönderilen yazıyı sanırım okumadan anlamadan ilçe medyasına servis ediyor. Geçen hafta bir açıklamasına daha denk geldim. 8 Mart dünya kadınlar günü ile ilgili olarak “8 Mart 1857 yılında New York’ta tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadın düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için greve gitti. Greve müdahale edilmesi sonucu 129 kadın işçi yanarak öldü. 1910 yılında 2. Enternasyonal Kadın Konferansı’nda, 17 Mart 1970 yılında ise Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak ilan edilmiştir” açıklamalarından sonra AK Partinin kadını yok saydığından bahsetmiş, cinsiyet ayrımcı politikalar güttüğünden, falan filan bahsetmiş. Sayın Doğan Dağdelen’in hangi zihniyette bu konulara yaklaştığını bilmiyorum. Hakkını yemek istemiyorum ama belki yayınladığı yazıyı okumamış olma ihtimalide olabilir. Kendisi de bir eğitimci olan Dağdelen’in bunlardan bahsetmesi tuhaf. Pozitif ayrımcılık konusunda AK Parti hükümetinin attığı adımların hangi dönemde atıldığını bir açıklasın. Sayın Dağdelen’in Üniversite eğitimi alan kızlarımızı, kadınlarımızı canlı bomba yapılarak insanlığı katledenlere dünya kadınlar gününde söyleyecek sözünüz yok muydu? Eğitim çağında zorla dağa çıkarılan kızlarımız için söyleyeceğiniz bir söz yok muydu? Zevk ve şehvet için bir geceliğine bedenleri alınıp satılan zavallılar için söylenecek sözünüz yok muydu? Yıllardır kanayan yara olan, Çocuk gelinler, küçük yaşta kirletilen masum kız çocukları için söyleyecek sözü yok muydu? Yurtlarından, yuvalarından edilen Suriyeli kadınlar için, savaşın mağduru kadınlar için söyleyecek bir sözünüz yok muydu? Onlar bir tarafa oturup şapkayı önünü koyup eğitimciler olarak 12 yıl sizin eğitiminizden geçen, 4 yıl daha yüksek eğitim alanların adam öldürüp, kadın dövüyorsa, teröre karışıyorsa, kendinizi hiç sorguladınız mı? Bu anlamlı günde çözüm ve önerilerinizi sıraladınız mı? Dağdelen sadece 2010 – 2015 yılları arasında olan kadına şiddeti, kadının ölümünden bahsetmiş. Sanırım daha geri tarihlere gidememiş. Ama nasıl olur 1857 – 1910 yıllarından bahsetmiş. Sayın Dağdelen, göstermek istediğin gibi mi insanlara yön vermeye çalışıyorsun. İstatistik paylaşıyorsan yaşının yettiği yıldan itibaren paylaşsan ve kadını, ölenleri paylaşsan daha iyi olurdu. Dünya emekçi kadınlar günüde neymiş. Bizim için her gün kadınlar yani anneler, analar günüdür. Konuyu başka yerlere çekmenin anlamı yok Sayın Dağdelen. Ha, hükümetle probleminiz varsa bilmem. Sendika çatısı altına sığınıp, Tabi ki de rahatça açıklamalarda bulunabilirsiniz. Ya da ilerde siyasete atılma düşünceniz
Varsa da bilmem. Ama insanları yanlış bilgilendirmenin, yönlendirmenin anlamı yok. Sizden, siz eğitimcilerden ricamız, size emanet ettiğimiz çocukları, çocuklarımızı ileride anne, ileride baba olacak, Vatanını, milletini Allah’ını seven bireyler yetiştirmeniz, en güzel basın açıklamanız olacaktır diyerek konuyu burada kapatıyorum. Ankara’da insanlığı katledenlerin Allah onların belasını versin. Ankara’da yaşanan acı hepimizin acısı. Hayatını kaybeden insanlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, terörü, terörü destekleyenleri onların kandiline bir damla yağ damlatanları lanetliyor, bin yıllık kadim kardeşliğimizin ihyası için dua ediyorum.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER