Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Hükümete mi Devlete mi Muhalefet?

Geçtiğimiz günlerde 8. Cumhurbaşkanımız Rahmetli Turgut Özal’ın bir söyleşine denk geldim. Sanırım değerler kaybedilince anlaşılıyor. Tıpkı Necmettin Erbakan Hocamız ve rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu gibi. Ve o değerlerden biri olan Turgut Özal’ın şu yorumu bizdeki ana muhalefetin 60 yıllık hastalığını göstermesi bakımından sizinle paylaşmak istedim “Ben bir icraat yapacağım zaman sol kafaların Yazdıklarına bakarım, eğer hiç […]

27 Nisan 2016 - 17:26 'de eklendi ve 716 kez görüntülendi.
Hükümete mi Devlete mi Muhalefet?

Geçtiğimiz günlerde 8. Cumhurbaşkanımız Rahmetli Turgut Özal’ın bir söyleşine denk geldim. Sanırım değerler kaybedilince anlaşılıyor.

Tıpkı Necmettin Erbakan Hocamız ve rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu gibi. Ve o değerlerden biri olan Turgut Özal’ın şu yorumu bizdeki ana muhalefetin 60 yıllık hastalığını göstermesi bakımından sizinle paylaşmak istedim “Ben bir icraat yapacağım zaman sol kafaların

Yazdıklarına bakarım, eğer hiç sesleri çıkmıyorsa o projeyi yapmam rafa kaldırırım,

 Yarısının sesi çıkmıyor yarısının sesi çıkıyor ise o projeyi yeniler öyle yaparım,

Eğer bütün solcular projeyi engellemek için yaygara yapıyorlar ise hiç kimseyi dinlemem o projeyi aynen yapar ve bitiririm çünkü o proje memleket için hayırlara vesiledir.” diyor. Yapılanlara muhalefet etmek, milletine yabancı olmak, batıdan gelmedikçe, dışarıdan gelmedikçe içerde yapılanı reddetmek. Tipik sömürge aydın kafası. Bu yetmiyormuş gibi hükümet ile devlet ayrımını karıştıracak kadar kendilerini aşmış durumdalar. Hükümeti halka, millete şikayet etmek, yanlış olan icraatlarını seçmene anlatmak şöyle dursun ümitlerini kesmiş olacaklar ki yabancı ülkelere, dış basına Türkiye devletini, onu yönetenleri şikayet ediyorlar.  İç politikada ise incitici ayrıştırıcı bir dil kullanıyorlar. Milletin Milli bayramlarında Devletin kutlama törenlerine katılmak yerine tirajı 50 binlerdeki marjinal grupların törenlerini tercih ediyorlar. Kitle yerine ana muhalefet marjinalliğe sarılıyor. Kucaklamak yerine ayrıştırmayı körüklüyor. Bu Memleketin  Ana Muhalefet lideri Sayın  Kılıçdaroğlu, bu Memleketin ekmeğini yemiş, Hakan Şükür kendi devletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini batılı temsilcilere, yabancı basına karalarken  gözleri o kadar kararmış ki Türk  devletine zarar verdiklerini bilmiyorlar.  Hükümet eleştirilebilir. Ancak Türkiye’mizin imajına dinamit koyacaksın, milletin sana vermediği makamlar için Türkiye’yi karalayacaksın bizler ise sessiz kalacağız öylemi. Sen benim devletimi nasıl kötülersin.  Muhsin Yazıcıoğlu rahmetliden size bir hatırlatma yapmak istiyorum Muhalefet Lideri olarak Lordlar Meclisinde konuşma yapmaya gittiğinde konuşması bitince kendisine sorular yöneltirler; Ülkenizin durumundan memnun musunuz hükümetiniz nasıl? Cevap olarak “Kendi ülkemin hükümetini kendi meclisimde konuşurum. Bu konumum sizi ilgilendirmez! Diyerek yapması gerektiğini yaparken, bizim muhalefet neyin peşinde. Devletimizi kumpas içine almaya çalışanlar düşmanlar birlik içinde iken tarafını Türk Milletinin temsilcilerinin yanında belirlemeyen muhalefet neyin peşinde. Daha söylenecek çok söz var ama sanırım onlar birilerinin emri ile hareket ettikleri için söylenenler de yapılanlarda, azmedilen ve hedefe ulaşılacak yol da Rahmetli Özal’ın dediği gibi Hükümetin projelerini engellemek istiyorlarsa o projeler yapılmalı ve bitirilmelidir. Muhalefet bu kadar yanlışta ise hükümetin doğru yolda olduğunun işaretidir ki devlet köprüsüyle, havada, denizde, karada yatırımları, turizm sahasındaki birçok projesiyle halkın refahı üzerine yoluna devam ediyor. Halk istiyor, size güvenmiyor. Hala doğru Muhalefeti öğrenme çabasında değilsiniz. Devlete ve millete muhalefet olunmaz.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER