Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Ben, Çocuğuma Başkasının Eskisini Giydirmem

Eski zaman çocukların pek kıymeti yokmuş! Olur mu böyle şey. Anne ve babaların imkanlar yetersiz olabilir, o dönem şartları uygun olmayabilir; ama çocuklar her dönem kıymet biçilemez bir değerdedir. “eski zaman çocuklarının pek kıymeti yokmuş” sözünü söyleten şey, yeni yetme, ukala aile büyükleri. Aslında kendi kaprislerini tatmin etmek için yırtınıp duruyorlar. Doğum yapacak ailelerde o […]

01 Haziran 2016 - 15:00 'de eklendi ve 395 kez görüntülendi.

Eski zaman çocukların pek kıymeti yokmuş! Olur mu böyle şey. Anne ve babaların imkanlar yetersiz olabilir, o dönem şartları uygun olmayabilir; ama çocuklar her dönem kıymet biçilemez bir değerdedir. “eski zaman çocuklarının pek kıymeti yokmuş” sözünü söyleten şey, yeni yetme, ukala aile büyükleri. Aslında kendi kaprislerini tatmin etmek için yırtınıp duruyorlar. Doğum yapacak ailelerde o kadar büyük bir telaş var ki anlatamam. Doğum yaklaştıkça binlerce liralık masraflar yapılıyor. Her şeyin yenisi ve en pahalısı için yarışa giriliyor. Ya eski dönem hazırlıkları? Biraz da onlardan bahsedeyim. Anne ve baba adaylarından daha çok dedeler ve ebeler bu hazırlığı üstlenirlermiş. Anne ve babanın pek söz hakkı olmazmış ( bu kısmı anne ve baba adayı için büyük bir eksiklik. Anne olma, baba olma heyecanı anlatılacak değil yaşanacak bir heyecan. Eksikler, ihtiyaçlar için birlikte telaş etmek hoş bir duygu ki her işe karışan ebeler yani babaanneler sebebiyle içinde uhte kalan anneler 50-60 yıl geçse de eski yarayı yeniden kanatırcasına can havliyle içlerini boşaltıverirler) bebeklerin yatacağı beşikler ailede daha önce doğum yapmış birinden alınır. Durumu biraz iyice ise ilk doğan çocuğu için bir beşik alır, tüm çocukları o tek beşikte büyültürdü. Üzeri yüklü olduğu anlaşılınca yeni doğacak bebekler için bu hazırlıklar yapılmaya başlanırdı. Aynı şekilde ilk bebek için söbelek ve battaniye ilk çocukta alınırdı. Çocuk için içlikler elde hazırlanır. Köynekler de dahil tüm giysileri işlenerek hazırlanır. Başta beşik olmak üzere bebek ve çocuk eşyaları, giysileri, yürüteçleri ya bir sonraki çocuğa ya da ya da akraba ve komşuların çocuklarına verilir veya istenirdi. Bazen bir beşik onlarca çocuğu büyütür, bazen bir yürüteç tüm çocukları yürütürdü. Bu yürüteçler bu günkü gibi tam güvenli, daire içine terleştirilen konforlu, kendiliğinden yürüyen şeyler değildi. Yürümeye başladığında sürülecek üçtekeri olan, üstte sürmek, iteklemek ve tutunmak için tutunacağı bir yeri olurdu. Beşik ve yürüteçler birbirine devredilen şeyler olduğu gibi bebeklerin kullandığı giysi ve çaputtan şeyler de birden çok çocuğu büyütürdü. Şimdilerde görüyoruz. Bazen birkaç gün giyilen ve daha sonra hiç giyilmeyen şeyler bir başkasına verilmiyor. Sebebini sorduğunuzda “Ben versem de tenezzül edip bebelerine giydirmezler. Bazısı da çocuk büyüyünce hatıra olsun diye saklayanlar da var. Bir giysi yıkanınca temizdir. Kullanılmaya uygun olmadığı sürece o kullanılabilir. Özellikle bebekler çok kısa sürelerle büyüyüp beden değiştirdikleri için üç dört değiştirimliği varsa bir ya da iki giyimde beden artık olmuyor. Özel günleri için alınan şeyler ancak bir bilemedin iki giyimde artık kullanılmaz oluyor. Eskilerin bir sözü bebekler ve çocukların ortak kullanımı ile ilgili kabul görmüşlüğü çok net anlatır; yeni giyen bir gün, eski giyen her gün sevinir” derlerdi.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER