Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

E Bebeğim eee, E!

Bebeklerimiz uyuyarak büyüyecek. Uyutmak o kadar kolay mı? Aç bebek uyumaz. Gazı olan bebek uyumaz. Sallanmayan, yorulmayan bebek uyumaz. Bebek aynı bebek. Şimdilerde sık sık duyuyorum. Babalar bebeciklerini uyutmak için bir yol bulmuşlar. Gecenin bir yarısında uyutamadıkları bebeciklerini arabayla ( Otomobille) dolaştırdıklarında sesini kestiklerini ve mışıl mışıl uyuduklarını söylüyorlar. Ne de olsa baba yüreği dayanmıyor. […]

08 Haziran 2016 - 19:59 'de eklendi ve 528 kez görüntülendi.

Bebeklerimiz uyuyarak büyüyecek. Uyutmak o kadar kolay mı? Aç bebek uyumaz. Gazı olan bebek uyumaz. Sallanmayan, yorulmayan bebek uyumaz. Bebek aynı bebek. Şimdilerde sık sık duyuyorum. Babalar bebeciklerini uyutmak için bir yol bulmuşlar. Gecenin bir yarısında uyutamadıkları bebeciklerini arabayla ( Otomobille) dolaştırdıklarında sesini kestiklerini ve mışıl mışıl uyuduklarını söylüyorlar. Ne de olsa baba yüreği dayanmıyor. Beşikler, karyolalar, ana kucakları işe yaramıyor. Bir bezin ortasında sallayarak uyutanlar da az değil. Ama alıştıranlar da, alıştırdıklarına bin pişman. Çünkü anlık çözüm olan şeyler bebeklerde alışkanlık oluyor ve her seferinde istenmeye başlanıyor. Devir hangi devir olursa olsun bebekler ağlar, onları avutmak annelere düşer. Anneler yavruları ağladığı zaman ilk iş onları emzirmek olur. Karnı doysa da bebeklerin uyuması için mutlaka beşik gibi şeylere ihtiyaç olmuştur. Geçen hafta da yazmıştım beşikler aile boyu tüm çocukları büyütür. Bazen yakın çevredeki tüm çocukları büyütürdü. Beşik deyince hafızamda allı yeşilli, kınalı beşikler kalmış. Hafif olduğunu hatırladığıma göre kavaktan yapılırdı. Başucu ve ayakucunda yarım daire şeklinde başlığı bulunurdu. Kenarları bebekleri korumak için korkulukları vardı. Alt kısmı sallanabilmesi ve sallanırken de devrilmemesi için standart ölçüleri olan baş altı ve ayakaltında hilal yay şeklinde kalınca bir ayağı olurdu. Beşikte olan bebekler hareket edip düşmesin diye çoğunlukla beşiğe birkaç yerinden bağlanırdı. Hemen hemen her evde tavanda halkalar bulunurdu. Bunlar özellikle yatak odalarına bulunanlar bebekler için salıncaklar için hazırlanmış halkalardı. Bazen yer darlığı bazen de uzun süreli sallanmaya alışan bebekleri uyutmak için yapılan salıncaklar yapılırdı. Yapımı ve hazırlaması kolay olan bu salıncaklar iki ipin tam ortasına bez özenle yerleştirilir ( hamak gibi) yataktan kalkmadan bebeğin sallanması sağlanırdı. Kullanışlıydı. Elinizle birkaç kez salladığınızda uzun süre sallanır. Eğer uyumuşsa kendi kendine salınarak durur. Yok, durmaya başladığında bebek ağlıyorsa tekrar sallanmaya devam edilirdi. Bu salıncakta sallaması kolay olsa da çoğunlukla yatak odasında tercih edilirdi. Çünkü bebeğin ağladığı zaman, altı değiştirileceği zaman ya da karnı doyurulacağı zaman sadece annenin kendi kontrolünde alınması ve yeniden konulması kazaların önüne geçebilirdi. Salonda bulunan salıncaklar daha çok çocukların salınması için yapılırdı. 1970’li yıllardan sonra metal çocuk beşikleri evlere girmeye başladı. Beşik şekli de değişmişti. Bebeklerin başuçları ve ayakuçlarında ikişer ayaklar bulunur, bu iki ayak alttan iki sabır demirle birbirine bağlantılı olur. Bu ayakların baş uç ve ayakuçlarının ortasında kancalar bulunur ve bebeğin yatacağı sepet denge yerlerine yerleştirilen aparat kancaya takılır ve sallanması sağlanırdı. Metal beşikler kısa sürede tahta beşiklerin pabucunu dama attı. Ama annelerin “E Bebeğim eee E” diye başlayan ninnilerini içten mırıldanması hala kulaklarımızda.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER