Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Kaldığımız Yerden Devam!

15 Temmuzdan; yani aşağılık darbe teşebbüsünden bu yana kültür yazılarıma ara vermiştim. Son iki yazı “ Tosbalamak ve dayday durmak” ve “Ne Zaman Büyüdün de Çocuk Sahibi Oldun?” başlıklarını taşıyordu. Bu gün ise büyük ailede çocuk olmayı ve büyük ailede çocuk sahibi olmanın zorluklarını yazmak istiyorum. Büyük aile mi desek, kalabalık aile mi desek? Bana […]

28 Eylül 2016 - 17:46 'de eklendi ve 393 kez görüntülendi.
Kaldığımız Yerden Devam!

15 Temmuzdan; yani aşağılık darbe teşebbüsünden bu yana kültür yazılarıma ara vermiştim. Son iki yazı “ Tosbalamak ve dayday durmak” ve “Ne Zaman Büyüdün de Çocuk Sahibi Oldun?” başlıklarını taşıyordu. Bu gün ise büyük ailede çocuk olmayı ve büyük ailede çocuk
sahibi olmanın zorluklarını yazmak istiyorum. Büyük aile mi desek, kalabalık aile mi desek? Bana kalırsa büyük aile kavramı ön plana çıkıyor. Kalabalıkta bir nizamsızlık, düzensizlik anlamı çıkıyor. Ancak Büyük ailede bir düzen, intizam ve güç var. Aslında ekonomik büyüklükten bahsetmiyorum; her bir ferdin kendini güvende duymasından, aidet duygusundan kaynaklanıyor. Büyük ailenin bir eksikliği imkanları dar ve mecburiyetten büyük aile olmak, birlikte yaşamak zorunda kalınmıştır. Büyük ailede çocuk olmak belki zor; ama o kadar hızlı geçen bir süreç ki, bazen göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor. Çocuklar birbirini avutuyor, bir birini büyütüyor. Bir çok şeyi fark edemeden öğreniyorlar. Yani daha büyüklerin sözüne gerek kalmadan diğer abi, abla ve emmi çocuklarından öğreniveriyorlar. Çocukların rol modelleri hemen yanı başlarında. Oyun oynayacakları akranları hazır. İş yapacakları ekipleri hazır. Büyük ailede yükü kadınlar çeker, aslında yükü artıranlar da kadınlardır. Kaynanalar eğer akıllı değilse ve görümcelere ön veriliyorsa vay gelinlerin haline bir de kaynana gelinler arasında haksızlık yapıyorsa o büyük aile işte o zaman kalabalık ve çekilmez aile olmuştur. Hani büyük aileye çocuk gözü ile baktığımızda hareket var desek yeridir. Susmak zorunda olmak bile kaş göz hareketleri, bir başkasını ses vermeye zorlama ve fıkırdaşma. Sessizlik sadece üzüntü hainde ortak bir duygu, ya da incitici konuşma sonrasında gelen bir iklim; çok acı. İçin yanar, ama konuşamazsın.
Volkanlar patlar, ama duyuramazsın. Bazen kardeşine, annene ya da babana haksızlık yapılmıştır; ama susmak zorunda kalırsın. Mecburiyetler bile artık bu birlikteliği çekemediği olmuştur. Bazen büyük aile olmayı mekan birliği görmek gibi yanlış anlayan aile büyükleri aile bağlarını bile zedelemişlerdir. Hani birlikte olmak, kardeşlerin bir ve beraber olma fikrinin bile itici gelmişse büyük aile olamayan kalabalık aile olan uygulamalardan kaynaklanmıştır. Çocuklar emmi çocukları ile aslında çok iyi anıları olmuştur, ancak bazen yengesinin ya da ninesinin yanlış ve yanlı uygulamaları onları birbirlerine rakip etmiş, incitmiştir. Söze gerek yoktur,konuşmak için bir bakış yeter. Bazen göz yaşının yanaklara akmadığını, yüreklere indiğine şahitlik edersin. İşte büyük ailede bazen çok yakın, kardeş gibi bazen de en uzak bir düşman gibi… Büyük aile lider ister, fedakar bir nine ister, eşini, çocuklarını, gelinlerini ve kızlarını idare eden, çocukları çevresinde pervaneye çeviren sevgi yumağı. Toplum olarak yaşadıklarımızın üzerinden üç çeyrek asır geçti. Ama bilinç altında yaşanan acılar bazen depreşip olumsuzluklar yaşatırken, bazen de o mutlu günleri yeniden yaşatmak için fedakarlık yapan, çırpınan zavallılar da görürsün.
Ama o büyük ailenin çocukları çabuk büyürler, hayatı erken öğrenirler, iyi hissederler, ve sezgileri güçlüdür; kaldığı yerden devam edecek kadar!

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER