Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Çocuk Demek, Oyun Demektir!

Hayat aslında bir oyun. Oyun içinde bir oyun. Oyun avunmak değildir.   Kendini avutmak ta oyun değil çok başka bir şey. Kendisinden başkasının yeri olmadığı tek kişilik bir dünya. Oysa oyun, birden fazla kişi ile oynanacak olan bir şeydir. Dışarıya çıkamadığınız, camdan sokağa baktığınız oldu mu? O acıyı yaşayanlar bilir. Üzüntü bir tarafa bir süre sonra […]

05 Ekim 2016 - 14:28 'de eklendi ve 486 kez görüntülendi.
Çocuk  Demek, Oyun Demektir!

Hayat aslında bir oyun. Oyun içinde bir oyun. Oyun avunmak değildir.   Kendini avutmak ta oyun değil çok başka bir şey. Kendisinden başkasının yeri olmadığı tek kişilik bir dünya. Oysa oyun, birden fazla kişi ile oynanacak olan bir şeydir. Dışarıya çıkamadığınız, camdan sokağa baktığınız oldu mu? O acıyı yaşayanlar bilir. Üzüntü bir tarafa bir süre sonra onlarla birlikte heyecanlanırsınız, oyunun içinde olmasanız bile elleriniz, ayaklarını istem dışı gelip gider.  Yani oyun bir ekip işidir. Hayatın içinde dostlukların, kırgınlıkların ve rekabetin hatta düşmanlıkları tohumlarının atıldığı bir dünya. Oyun, çocukların olduğu, akran grubunun olduğu yer demek. Akran grubunun olduğu yer ister  sokak olsun, ister ev, ister tarla, ister okul hemencik oynanıverir demek. Şimdiki çocuklar oyun oynamıyor, kendini avutuyor. Aslında anneler de bunu istiyor. Dizinin dibinden ayrılmasın, gözünden ırak olmasın. Oysa hayat oyun demek, oyun içinde bir oyun. Hiç mi çocuk olmadınız, hatırlayın hele uynadığınız oyunları. Yaz oyunları, kış oyunları, ilkbahar ve sonbahar oyunları. Hatırlayın bir oynadığınız oyunları. Bugün çocuklarınıza izin vermediğiniz oyunların sizlere neler kattığını. Oyun yerine avutmak için önüne oturttuğunuz internet ve başka teknolojilerin ne büyük tehlikeler kapsadığını bir düşünün hele. Çocuğunuzun sokakta dizi yaralanır, eli yaralanır, kafası bir yere vurur. Ya güvenli diye oturttuğunuz, avunsun diye alıverdiğiniz o alteler çocuğunuzun nerelerini yaralıyor? Vicdanına, kalbine ve beynine açtığı yaralardan haberiniz var mı? Sokağa çıkmasından korktuğunuz yavrularınız dünyanın hangi köşesinde,aklı nerede, duygusu kiminle? Bizler şanslıyız, doya doya oyunlar oynadık. Bazen oyunları kurallarına göre oynadık, bazen de yeni kurallarla oyunları yeniden şekillendirdik. Buyrulan yumuşu, yapmamız gereken işi oyun haline getirir neşe içinde yapardık. Oyun için mekan ve zaman önemli değildi. Ama her birinin rajonu vardı. Yaz gelince artık eve kapanmazdık. Kışın ise evde olmak zorunda olsak ta karlı günlerde evde kalana aşk olsun. Ayaklarımız, ellerimiz morarana kadar dışarıda kalırdık. Kışın evde oynanacak oyunlar ancak uzun kış gecelerini renklendirirdi. Sonbaharlar rüzgara aşık olup gökyüzüne mekan kurduğumuz, tabiatın kuruması ile değersizleşen bitki kökleri ile kışlık katıkların toplanmasından oyunlar ürettiğimiz zamanlardı. Y a ilkbaharlar? Yağmurda oyun, çamurdan oyun, ıslak zeminde çivilerle bıçaklarla oyun. Kanımızın kaynadığı ok ve yay, yaramazların sapanları ve rüzgarla yarış… hani kızlarımızı ihmal mi ettik ne? Onların da oyun dünyası bizlerle büyük ölçüde kesişir; ama kızlarımızın oyun dünyası renkli, ağır ve cinsiyet rollerini geliştirecek, oturduğu yerden maharet sergileyecekleri zeka dolu oyunlar. Hani dedik ya çocuk demek oyun demek…

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER