Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Kendi Kendini Fişlemek !

Fişlemek, bu arada sıklıkla duyuyoruz. Ama kendi kendini fişlemek çok eskilere dayanıyor. Devlet eliyle yapılırsa kişinin özgürlüğüne engel bir durumdur. Ne zaman devletle işi olsa karşısına çıkar. Devlet içinde yapılanma amacı olan marjinal gruplar eklendi. Kendi ekibini kurmak için fişleme yaparlar ki son dönem FETÖ terör örgütünde çok acı şekilde öğrendik. Esnaf müşterilerinden ödeme zaafı […]

27 Ekim 2016 - 16:21 'de eklendi ve 436 kez görüntülendi.
Kendi Kendini Fişlemek !

Fişlemek, bu arada sıklıkla duyuyoruz. Ama kendi kendini fişlemek çok eskilere dayanıyor. Devlet eliyle yapılırsa kişinin özgürlüğüne engel bir durumdur. Ne zaman devletle işi olsa karşısına çıkar. Devlet içinde yapılanma amacı olan marjinal gruplar eklendi. Kendi ekibini kurmak için fişleme yaparlar ki son dönem FETÖ terör örgütünde çok acı şekilde öğrendik. Esnaf müşterilerinden ödeme zaafı olanları fişler ki bir daha veresiye yazmamak için. Bunların içinde bir de kendi kendini fişleyen, fişletenler var ki maalesef ilçe olarak onlardan çok çekiyoruz. Lafın nereye gittiğini düşünmeden, hangi sonuçları doğuracağını, ettiği laflar ilçemizi ve kendimizin fişlenmesine sebep oluyor. İşte kendi kendini fişlemeye kötü bir örnek. Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım ile Gölbaşı ilçesine gittik. Gitme sebebimiz memleketimizin SGK şubesinden sessiz sedasız alınan, ayrılan İşletmeler bölümü memurunun bulunmaması.. Bu memurun sessiz sedasız ilçemizden gitmesi, ilçemizden yüzlerce mükellefin Şereflikoçhisar ile Ankara arasında mekik dokumasına neden oldu. Buna neden olanlarda sustu. Yani bir memurun olmaması, binlerce mükellefi olumsuz etkiledi. Ankara’ya gelen memur, ilçemize memur gelmek istemiyorsa? İşte sorun burada başlıyor.
Gölbaşına bir arkadaşla BAĞ-KUR borcu yapılandırması için gittik. Aslında arkadaşa Ulucanlar merkeze gideceksiniz dediler ama yine de Gölbaşına danışıp gidelim dedi ve Gölbaşında yapıldığını öğrendik ve Ulucanlara gitmemize gerek kalmadı. Neyse; arkadaş Gölbaşında işlerini hallederken, memurlardan birisi, “Amma Şereflikoçhisar’dan gelen var yahu”, demesiyle memurun yanına yaklaştım. Ben de Şereflikoçhisarlıyım, fazla memur yok mu burada bizim memlekete gelse de Şereflikoçhisar’dan buralara insanlar yorulmasa diye espri ile yaklaştım ve konuşmaya başladık. Birisi Kırşehirliymiş, diğeri ise Ankaralı. Muhabbet ederken memurlardan birisi aslında sizin oraya gelmek istedim ama orası için hiç iyi bahsetmiyorlar. Geleceğim varsa da Allah korusun gelmem dedi. Şok geçirdim. Biraz bahsettim ilçemizden şöyle iyi, böyle iyi dedim, “Ya ne biliyim orada çalışan arkadaşlar olsun, oradan gelen mükellefler olsun hiç orası için iyi bir yer değil” diyorlar dedi. Memurun yeri dar olmasa içi dolu daha da fazlasını diyecek ama diyemedi. Şereflikoçhisar’ı emin olun Türkiye’deki birçok insan, ya da amir memur kesimi çok iyi biliyor. Acaba oralarda neler konuşuluyor ki, sebepsiz günahsız yere! İnsanın geleceği ile oynayanlar, memleketinin geleceği ile oynayanlar nasıl bir gafletin içine girdilerse birileri onları nasıl uyandıracaksa uyandırsın. Kara bulutların ilçemiz üzerinden gitmediğini gördüm. Üzerine vazife olanlar, mümkünse memurunu, çalışanını, mükellefini, üyesini bilinçlendirsin. Memleketin geleceği ile oynanmasına izin vermesin. Koltuktakileri uyanmaya davet ediyorum. Hatta AB yolunda ilerliyoruz ya! Bir önerim olacak. Hani Avrupa da, mesai saatleri içerisinde kimse kimseyle konuşamıyor, o odadan o odaya gidip sohbet muhabbet hatta iki dakika çay ne bilim başka bir şey bile içemiyor ya!! O uygulamadan acilen bizde istiyoruz!

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER