Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Tarımda Yeni Modern Makineleşme Çağına Hazır mıyız?

Organize İşler! Başlıklı yazım sonrası çok sayıda okuyucumuz farklı bir konuyu gündeme getirdi. Hayvancılıktaki tehlikenin daha büyüğünün tarım sektöründe olduğunu ifade ettiler. Küçük tarım işletmelerin devrinin kapanmakta olduğunu, tarımsal faaliyetlerin profesyonel ellere geçtiğini, her yıl tarımla geçimini saylayanların sayısının azaldığı bilgisini verdiler. Geri dönme ihtimali ile baba yadigarı tarlalarını ellerinde tutanların bir bir elden çıkarmasının […]

22 Şubat 2017 - 10:52 'de eklendi ve 582 kez görüntülendi.
Tarımda Yeni Modern Makineleşme Çağına Hazır mıyız?

Organize İşler! Başlıklı yazım sonrası çok sayıda okuyucumuz farklı bir konuyu gündeme getirdi. Hayvancılıktaki tehlikenin daha büyüğünün tarım sektöründe olduğunu ifade ettiler. Küçük tarım işletmelerin devrinin kapanmakta olduğunu, tarımsal faaliyetlerin profesyonel ellere geçtiğini, her yıl tarımla geçimini saylayanların sayısının azaldığı bilgisini verdiler. Geri dönme ihtimali ile baba yadigarı tarlalarını ellerinde tutanların bir bir elden çıkarmasının üzüntüsünü paylaştılar. “ Yeter söz Milletindir” diyerek iktidara gelen Demokrat partinin 1950 yılında devrim niteliğindeki traktör ve makineleşmenin yaygınlaşması ile üretim patlaması ve tarım yani kırsal kesimin ülke ekonomisine kazandırdığı ivme döneminin sona erdiğini, yeni bir döneme girildiği bazen üzüntü, bazen de heyecanla anlattılar. Üzülüyorlardı, çünkü değişim, 1950 yılındaki değişim kadar büyük olmasına karşın o gün kırsalı coşturan gerçeğinin bu gün tersi işliyor olması. Yeni dönemle her şey değişti. Bu gün çiftçimizin 2000 yılı öncesi tüm alet ve edevatı değişti. Hiç biri yeni modern makineleşme dönemi araçlarına uymuyor. Sil baştan düzen kurmak icap ediyor. Değişim maliyeti yüz binlerle ifade diliyor. Bu gerçekleştiğinde kırsal kesimde üretici sayısı azalma göstermeye başladı. Şimdi soru şu; bu gelişme karşısında ne yapılacak? Korkalım mı yoksa ümit var mı olalım? Çiftçi ne yapsın? Artan dünya nüfusunu göz önünde bulundurursak tarım sahaları ve tarımsal ürünler stratejik önem arz edecek. Ciddi ve sürdürülebilir tarım politikaları oluşturamaz isek hem kırsal kesime yazık etmiş oluruz ve hem de kendisine yeten sayılı tarım ülkelerinden birisi olan Türkiye dışa bağımlı olmak acziyetine düşer. Peki, bu süreçte ne yapılabilir? Öncelikli olarak küçük işletme isek tek sektörde ve küçük alanda yüksek verim alma hedefine yoğunlaşılmalıdır. Kırsal kesimde ortalama hayat standardını yaşam kalitesini oluşturarak çocuklarımızın da buralarda yaşama isteğini ve hayalini kuracağı sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmak. Yöresinde, ilçesinde pazarlayabileceği başta sebze, olmak üzere yöre iklimine uygun meyveciliğe yönelmelidir. Yani üreten ve kendi pazarlayan sektörler tespit etmek. Büyük işletme ve yeni modern çağ çiftçisi olmak yolunda ilerleyen girişimcilerimiz ise kendilerini mağlup ettikleri eski zaman çiftçileri ile kıyaslamak hatasına düşmemelidir. Sektörü iyi takip eden, tarım fuarlarına gezmek ve satın almak üzere planlamayı bir tarafa bırakıp sektöründe pazarlama ve üretici olarak yer almayı hedeflemelidir. Kısa vadeli kazanç yerine kurumsal kimlik kazanmak için kazandığı paranın bir kısmını ARGE denilebilecek yatırımlara harcamalıdır. Alaylı çiftçi dönemi sona eriyor. Üniversitelerle işbirliği başta olmak üzere sektörün öncülerinden profesyonel destek ve işbirliğine girmelidir. Üretimde planlı ve sektör analizlerine göre ekim yapılabilmelidir. Sezonda en çok para eden ürün yerine tarlasında yüksek verim alabileceği çeşitleri seçebilmeli, Pazar ve fiyat istikrarı olmayan ürünlerde üretim planlaması dengeli olarak planlanmalıdır. Dünya küçüldü ve Pazar bulmak için dünyaya açılabilecek bilgi ve teknik birikim oluşturulmalıdır. Ve özellikle tarım hayvancılık İlçe müdürlükleri tarımsal desteklerin takip hamallığından kurtarılıp teknik bilgi veren, tarım ve hayvancılığa yardımcı olan, rehberlik eden işlevine dönebilmelidir. Tarımsal destek işlerini sıradan bir memur yapabilir, ama tarım ve hayvan üreticiler rehberlik ancak ziraat mühendisleri ve veterinerlerle yapılabilir. Ziraat Odalarımızın samimi gayretleri baş döndüren gelişmeler karşısında yavaş kalabilir. Üretim öncesi makine, ekipman, gübre, ilaç desteğinin yanında ürün pazarlama ve planlama desteği için teknik elemanların, mühendislerin istihdamı önem arz ediyor. Kısacası yeni modern makineleşme çağına ayak uyduramayan yörelerde arazi de nüfus ta el değiştirme tehlikesi var.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER