Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

EVET, Samimiyet Sınavına Hazır mısınız?

Ve nihayet 16 Nisan geldi. Aslında samimiyet sınavındayız. Birbirini ikna etmeye çalışanlar, Evetçi ya da hayırcı cephedekiler birini ikna etmek için ter döküyor. Aslında söylediklerimizde, yaptıklarımızda samimiyiz? Mevcut durum ne, nelerin değişeceğine inanıyorsunuz? Birbirimizi kandırmanın da alemi yok. Bu yazı bile bir kararı savunmak amacıyla kaleme alındı. İsterseniz beni samimiyet sınavına tabi tutabilirsiniz. Madem samimiyet […]

12 Nisan 2017 - 15:19 'de eklendi ve 506 kez görüntülendi.
EVET, Samimiyet Sınavına Hazır mısınız?

Ve nihayet 16 Nisan geldi. Aslında samimiyet sınavındayız. Birbirini ikna etmeye çalışanlar, Evetçi ya da hayırcı cephedekiler birini ikna etmek için ter döküyor. Aslında söylediklerimizde, yaptıklarımızda samimiyiz? Mevcut durum ne, nelerin değişeceğine inanıyorsunuz? Birbirimizi kandırmanın da alemi yok. Bu yazı bile bir kararı savunmak amacıyla kaleme alındı. İsterseniz beni samimiyet sınavına tabi tutabilirsiniz. Madem samimiyet sınavındayız, 18 maddelik anayasa değişikliğinin en çok tartışılan kısmı; Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini konuşalım. Hani Diktatörlük iddialarına varan söylemlere. Bu değişiklik Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Tek Adamlığın, Diktatörlüğün önünü mü açıyor; yoksa vesayet sistemine son mu veriyor? Can alıcı soru ve samimiyet ölçüsü bu. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 15 yıldan beri tek başına iktidarda. İki yıldan beri Cumhurbaşkanı. Eğer Tek Adam, Vesayetçi ve Diktatör olmak istese elinde tüm argümanlar var. Şimdi ne istedi de yapamıyor da yeni Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı modeli istiyor? Anayasa değişikliğinde amacı kendi için olsa çok gereksiz. Bu haliyle bile yetkileri çerçevesinde istediğini yaptırabiliyor. Yakın gelecekte muhalefetin iktidar gibi bir hedefi ve halkın teveccühü yok. Halka bu anlamda ümit te veremiyorsunuz. Yetkilerini doya doya kullanan biri niçin anayasa değiştirsin ki? Niçin bunca çaba, bunca sıkıntı yaşasın ki? Zaten Cumhurbaşkanı açıkça söylüyor; “15 Nisana kadar yaşayacağımın garantisi yok” diyor. Arkadaşlar Anayasa mahkemesini bu cumhurbaşkanı ve bu hükümet atamadı mı? Bu Genelkurmay Başkanını, Kuvvet Komutanlarını ve kısa ve uzun vadede Askeri kadroyu bu hükümet belirlemedi mi? Her Bakanlıktaki üst düzey, orta düzey ve taşra yöneticilerini bu hükümet ve AK Parti hükümetleri atamadı mı? Danıştay, Sayıştay, Yargıtay üyelerinin çoğunluğu bu dönemde şekillenmedi mi? HSYK genel olarak bu dönemde şekillenmedi mi? 15 Temmuz sonrası hain fetö yapılanmasının beli kırılmadı mı? EVET; EVET, EVET, EVET, EVET… Peki bir fani garanti bir kadro, oluşan bir vesayet düzeni varken niçin halkın kararına kendini açar ki? Zaten vesayet sistemini kurmuş, niçin Cumhurbaşkanlığı sistemini istesin ki? Her beş yılda bir halkın huzuruna çıksın, sıkıntı çeksin ki? Hatta Cumhurbaşkanı miting alanlarında muhalefeti eleştirmiyor mu? Yeri gelince postasını koymuyor mu? Kim ne diyor, muhalefet ne yapabiliyor? Eğri oturup doğru konuşalım, Sayın Cumhurbaşkanı kimin elinde olursa olsun vesayet sistemine karşıdır. Getirilen yeni sistem Millet hakimiyetidir. Düşünün, muhalefet millete doğru projelerle, iyi örneklerle milleti küçümsemeden, İzmir’de denize dökmeden halkın desteğini alarak iktidar olsa, vesayet rejmi olmadığından en fazla iki sene sonra Türkiye’nin mutlak idarecisi olur. 10 yıllık Demokrat Parti hükümeti iktidar olamamış; Ancak CHP bürokrasisi ile iktidarın küçük ortağı olmuştu. ANAP öylesine, 2015 yılına kadar AK Parti iktidara ancak ortak olabilmişti. Ama yeni getirilen Cumhurbaşkanlığı sistemi ile önce milletin gönlünü, sonra milletin vekaletini alan CHP dahi olsa en fazla iki sene sonra tam iktidar. CHP bunu niye istemiyor. Aslında CHP değil, bu günkü CHP zihniyeti halka yukarıdan bakıyor, halkın desteği ile Cumhurbaşkanı olamayacağını biliyor. Vesayet sistemi devam ederse bir ihtimal de olsa iktidar, iktidar olma ihtimali var… Şimdi Samimi olarak Cumhurbaşkanlığı sistemi Milli Hakimiyeti güçlendiriyorsa EVET demek bir samimiyet sınavı değil midir? Hayır diyen vesayeti demokrasi ile nasıl bağdaştırır? Cumhurbaşkanlığı sisteminde yönetim ve karar mercii hizmet ve icraatlarında daha hızlı ve iş bitiricidir. TBMM’de yasama yapan, milletin gerçek sahipleri olacaktır. Bakanlık hayali kuran, iş takipçiliği yapan bir Milletvekili olmayacaktır. Yapılan değişiklik samimi duygularımla, aklım ve izanımla açık anayasa ifadeleri ile vesayet sistemine son vermektir; Yoksa muhalefet samimi ise şimdiki uygulamalara bakmaları, mevcut uygulamaları göremiyorlar demektir. Bu net tavrıma rağmen 16 Nisan Referandum sonuçları Milletin iradesidir. Her sonuç başımızın üstünde yeri vardır, TBMM’indeki ifade ile “Egemenlik Kayıtsız ve Şartsız Milletindir”

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER