Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Sevmek Doğamızda Var, Bu Yüzden EVET

İnanmak, Kucaklayıcı olmak, uzlaştırıcı olmak, sevmek, bizim doğamızda var. Ne diyor İngiliz kumandanı tarihçi Hamilton, “Bizi Türkler’in maddi gücü değil, manevi gücü mağlup etmiştir. Çünkü onların atacak barutu bile kalmamıştı. Fakat biz, gökten inen güçleri müşahede ettik!..” Bu ve bundan önceki seçimler olsun referandumlar olsun hepsi tatlı telaşlarla geçti. Kol kırıldı yen içinde kaldı. Kin […]

12 Nisan 2017 - 15:20 'de eklendi ve 789 kez görüntülendi.
Sevmek Doğamızda Var, Bu Yüzden EVET

İnanmak, Kucaklayıcı olmak, uzlaştırıcı olmak, sevmek, bizim doğamızda var. Ne diyor İngiliz kumandanı tarihçi Hamilton, “Bizi Türkler’in maddi gücü değil, manevi gücü mağlup etmiştir. Çünkü onların atacak barutu bile kalmamıştı. Fakat biz, gökten inen güçleri müşahede ettik!..”
Bu ve bundan önceki seçimler olsun referandumlar olsun hepsi tatlı telaşlarla geçti. Kol kırıldı yen içinde kaldı. Kin güdülmedi, nefret sergilenmedi, insanlar ayrıştırılmadı. Bu yükü 15 yıllık hükümet sürecinde, dönemin Başbakanı, Şuan Cumhurbaşkanımız olan Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi üstlendi. İnsanı diğer varlıklardan üstün kılan Allah’ın lafzı üzerine, insana hak ettiği değeri, yaşamı, inisiyatifi sunmasını iyi bildi. Çünkü Akrebin sokması, onun doğasında var diyerek doğasında olanı sevmekten hiçbir zaman vazgeçmedi.
Bunun üzerine kısa bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Hintli bir adam suda bata çıka ilerlemeye çalışırken yanına bir akrep gelir. Onu kurtarmaya karar verir ve parmağını akrebe uzatır ama akrep onu sokar. Hintli tekrar akrebi sudan kurtarmaya çalışır ama akrep onu tekrar sokar. Yakınlarındaki başka biri ona, sürekli onu sokmaya çalışan akrebi kurtarmaya çalışmaktan vazgeçmesini söyler. Ama Hintli adam şöyle der: Sokmak akrebin doğasında vardır. Benim doğamda ise sevmek var. Neden sokmak akrebin doğasında var diye kendi doğamda olanı sevmekten vazgeçeyim?
Anayasa değişikliği referandumuna 3 gün gibi bir süre kaldı. Muhalefet kesimlerinin çirkin söylem ve ithamları, masum insanları yalanlarla kandırmaları, isimsiz insertler ile korkakça asılsız söylemleri, Hayır propagandası çatısı altında toplanan terör örgütleri, seçilmiş vekillerin, genel başkanların tehditvari söylemleri, daha anlatılmayacak, ağza alınmayacak birçok eylemleri ile bu insanları ötekileştirmiş ve kucaklayıcı olamamıştır.
Ama bizim doğamızda sevmek var dedik ve bu yola çıktık. Körü körüne değil, anlayarak, dinleyerek, düzelterek EVET dedik. Seçimden sonrada tabi ki kimseyi ötekileştirmeyeceğiz; kucaklayıcı olacağız.
16 Nisan günü İnşallah kazanan, kazandıran Büyük Türkiye’nin her bir ferdinin sarf ettiği azim karşısında, Hakkın yanında olmanın verdiği inançla kararımız EVET olacak. Haçlı sürüsü ve zihniyetine en büyük tokadı bu millet EVET vererek vuracaktır.
16 Nisan Pazar günü yapılacak olan anayasa değişikliği referandumunun huzur, sükun ve kardeşlik içinde geçmesini diliyorum. Allah bu milletin emeğini boşa çıkarmasın. Allah tuzak kuranların en yücesi, en büyüğüdür. Aziz Milletin ferasetine güveniyoruz.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER