Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Türkiye’yi Kucaklamak İçin Ya Allah, Bismillah…

Alay etmek insanlığı ayaklar altına almak demektir. İnkar etmek, insanlığı yok etmek demektir. Hakkı taşıyabilene vermek insanlığı onure etmek, şereflendirmek demektir. Neler çekti bu adam. Cumhuriyetin kuruluş yılından bu yana Cumhurbaşkanlarımız sözde partisiz Cumhurbaşkanıydı. Halka rağmen Cumhurbaşkanı idi ve halkına tepeden bakıyordu. Halka karşı sorumlu değildi. Vesayet rejiminin mutlak koruyucusu, devleti halkına karşı koruma görevi […]

03 Mayıs 2017 - 12:24 'de eklendi ve 722 kez görüntülendi.
Türkiye’yi Kucaklamak İçin Ya Allah, Bismillah…

Alay etmek insanlığı ayaklar altına almak demektir. İnkar etmek, insanlığı yok etmek demektir. Hakkı taşıyabilene vermek insanlığı onure etmek, şereflendirmek demektir. Neler çekti bu adam. Cumhuriyetin kuruluş yılından bu yana Cumhurbaşkanlarımız sözde partisiz Cumhurbaşkanıydı. Halka rağmen Cumhurbaşkanı idi ve halkına tepeden bakıyordu. Halka karşı sorumlu değildi. Vesayet rejiminin mutlak koruyucusu, devleti halkına karşı koruma görevi vardı. 16 Nisan referandumu ile halkın desteği ile bu madde çıkarıldı. Partisiz gibi görünüp partili Cumhurbaşkanlığı yapılacağına, resmi bir şekilde çıkılsın; ben buyum denilsin dedi.
Partili Cumhurbaşkanı demek, üstündeki gömleğin markasını herkesin bilmesi demek. Ama sadece partisinin insanını kucaklayacak ya da sadece onların başkanı olacak demek değil. Zaten Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi, AK Parti kurulduğundan buyana ayrım gayrım yapmadı. Seçim zamanı siyaset yaptı, seçim bitti herkesin Cumhurbaşkanı, Milletvekili, Belediye Başkanı oldu.
Halka danışmadan hiçbir şey yapmadı. Bu zamana kadar halkı öteleyenler, halkı ikinci planda tutanlar gibi olmadı. Halk ne isterse o olur dedi ve Cumhurbaşkanını halka seçtirdi, Anayasa maddelerini halka götürdü. Yani Cumhuru her zaman önde tuttu, onlara güvendi.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bu zamana kadar gelişinin serüvenini hepimiz çok iyi biliyoruz. MSP ile siyasete başladı, parti kapatılınca yöneticilik ve müşavirlik yaptı. Refah partisi ile tekrar siyasete döndü. 94 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı oldu ve İstanbul’u kısa sürede İstanbul yaptı. 97 yılında devlet kitaplarında yer alan bir şiiri okudu diye hapse atıldı, Belediye başkanlığı görevine son verildi. 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisini ekip arkadaşları ile kurdu, 2002 yılında tek başına iktidar oldu. 2003 yılında Milletvekili seçilen Erdoğan, Başbakan oldu. Daha sonra seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı oldu. Şimdide inşallah seçilmiş ilk Başkan olarak, Hak doğrultusunda halka hizmet etmeye devam edecek.
Dün Cumhurbaşkanımız AK Partiye üyeliğini gerçekleştirdi. İnşallah 21 Mayıs günü de Genel Başkanlık koltuğuna da geçmiş olacak. 979 gün aradan sonra patisine dönen Erdoğan’ın bundan sonraki adımlarının daha sağlam olacağını düşünüyorum. Bu özlemle, bu hasretle, ilk günkü aşkla sayın Cumhurbaşkanımızın, AK Parti üyeliği ve sonrasında Genel Başkanlığı ile Ülkemiz ve memleketimizin her bir karesinde sevinç, heyecan ve ümitler başladı.
Bu heyecanın artarak devam edeceğini düşünüyorum ve Ülkemizin hızla büyümesi ve gelişmesine daha büyük ivme kazandıracağına inanıyorum.
AK Parti ailesine, AK Partinin Genel başkanlığına tekrar hoş geldin; Sayın Cumhurbaşkanım.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER