Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Kırmızı da geç, yeşilde dur..!

Rahmetli Erbakan Hocam çok güzel özetlemiş o dönemde. Hainlerin boy gösterdiği, fitnenin fesat’ın, içerdeki dışarıdaki hainlerin meydanlarda salyalarını akıttığı o dönemde, bir o kadar keskin, bir o kadar da tebessümlü cümleleri ile o hainlere mitinginin bir tanesinde şöyle seslendi. “ABD’nin elindeki petrol 10 sene sonra bitecek. Bu nedenle de saldıracak yer arıyor. Allah petrolü Müslümanlara […]

09 Ağustos 2017 - 10:28 'de eklendi ve 525 kez görüntülendi.
Kırmızı da geç, yeşilde dur..!

Rahmetli Erbakan Hocam çok güzel özetlemiş o dönemde. Hainlerin boy gösterdiği, fitnenin fesat’ın, içerdeki dışarıdaki hainlerin meydanlarda salyalarını akıttığı o dönemde, bir o kadar keskin, bir o kadar da tebessümlü cümleleri ile o hainlere mitinginin bir tanesinde şöyle seslendi.

“ABD’nin elindeki petrol 10 sene sonra bitecek. Bu nedenle de saldıracak yer arıyor. Allah petrolü Müslümanlara verdi. Kıbrıs’ı parçalamak, Anadolu’yu bölmek, Trabzon’a bir Pontus Rum devleti kurmak, İzmir’i Yunan’a vermek gibi oyunlar var. Bu oyunları bozmak için seçim çok önemli, olmak ya da olmamak kadar önemli. BUNLAR BREMEN MIZIKACILARI” Bunlar Bremen Mızıkacıları gibi. Bunlar trafik lambasına benziyor. Kırmızı da geç, yeşilde dur.”

Erbakan hocamızın kırmızıda geç, yeşilde dur, sözünü duyunca aklıma Kılıçdaroğlu geldi. Türkiye’miz için fikir üretmeyen, projesi olmayan, partisini ve partizanlarını dağıtan, başkaları ile kol kola gezen bir Genel Başkan konumunda kapalı kapılar ardında kaldı.

Ülkesini alman dergisinde kötüleyen bir Genel Başkan. Sanki kırmızı ışıkta geç desen geçecek, yeşil ışıkta dur desen duracak. Sanki birileri dışarıdan yönlendiriyormuş havası oluştu Kılıçdaroğlu’na karşı. Giderekte bu düşünce Türkiye genelinde arttıkça artmaya devam ediyor. Alman dergisine verdiği son demecinde bu açıkça ortaya çıktı ki, şimdi ne diyecek, ne yapacak göreceğiz.

Evet, Erbakan Hocamızın o dönemde seçimler olmak ya da olmamak kadar çok önemli  dediği gibi, AK Parti içinde tüm seçimler olmak ya da olmamak kadar çok önemli. REİS’in konuşmaları, istekleri belli. Çekinmeden her kulvarda dile getiriyor. Meydanı Bremen mızıkacılarına bırakmamak için taşın altına el koyma vakti. Kimsenin kürküne küsme zamanı değil. Makamlar gelip geçicidir. Önemli olan hoş bir seda bırakmaktır. Bu duygu ve düşünceler ile nerede çalışan, çabalayan, koşturan var yada oldu ise, bunu hatırasına işleyip, gayretine devam etmesi gerekir. Vakit ayrılık vakti değil. Vakit küskünlük, dargınlık vakti değil. Vakit, bir olma, iri olma ve diri olma vakti. Eğer bu dirlik, bu birlik elden gider ise, çok değil bundan yirmi yıl öncesine döneriz. Tüp kuyruğu, yağ kuyruğu ve ekonomik kriz ile birlikte o bizi yok etmeye çalışan dış ülkelerin yaşamlarına tekrar imrenerek bakmak zorunda kalırız. Şuan onlar bize imreniyor. Ve biz TÜRKİYE olarak, Adaletimizi ve Kalkınmamızı yükselterek devam ettirmeye ve yaymaya çalışıyoruz.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER