Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Susman gereken yerde susacaksın.!

Kişinin susması, her zaman söyleneni onayladığı anlamına gelmez. Bazen canı aptallarla tartışmak istemiyordur, demiş Albert Einstein. Ne zamanki gereksiz yere konuşmalar çoğaldı, her yerde fitne türemeye, türetilmeye başladı, Susmayı tercih edenler de artık kesenin ağzını açmaya başladı. Bu defa da suskunlar konuşmaya başlayınca affedersiniz “havalara girdin” ibaresi kullanılmaya başladı. Yani diyeceğim o ki konu Einstein’ın […]

16 Kasım 2017 - 12:50 'de eklendi ve 658 kez görüntülendi.
Susman gereken yerde susacaksın.!

Kişinin susması, her zaman söyleneni onayladığı anlamına gelmez. Bazen canı aptallarla tartışmak istemiyordur, demiş Albert Einstein.

Ne zamanki gereksiz yere konuşmalar çoğaldı, her yerde fitne türemeye, türetilmeye başladı, Susmayı tercih edenler de artık kesenin ağzını açmaya başladı. Bu defa da suskunlar konuşmaya başlayınca affedersiniz “havalara girdin” ibaresi kullanılmaya başladı. Yani diyeceğim o ki konu Einstein’ın lafına geliyor. Şu aralar cidden suskunluk insanın en büyük özelliği olması gerekiyor, aptallarla tartışmamak gerekiyor.

Getir bakalım ne getirdin desen, yanında boş laf ve dedikodudan başka bir şey getirmeyen bazı gereksizler, ağzını açtım mı o kadar iknacı, o kadar bilgi birikimli gibi üfürüyor ki, karşısında konuşmak ne mümkün en iyisi konuşmamak deyip geçiyorsun, geçmek zorunda kalıyorsun bir kere.

Birde öyle bir şey var ki Tolstoy’un bir sözünde dediği gibi, “Herkes insanlığın kötüye gittiğini kabul eder de, kimse kendisinin kötüye gittiğini kabul etmez”.

Bu insanlığın erdemliliği nereye gitti; bu insanlar nereye sürükleniyor, bu insanlar gittikleri insanların arkasında nasıl bu şekilde durabiliyor anlamış değilim. Tamam, kişilerin kendilerine göre bazı doğruları olabilir. Kişinin çocukluktan gelen bazı fıtrat benliği oluşmuş olabilir. Ancak, bazı doğruları bazı gerçekleri günümüzde görememek, yanlıştan, yanlış kişilerin arkasından, düşüncesi fikri insanı nereye sürüklediği belli olmayanların arkasından, gidilmeli mi? Gidilmemelimi diye bir fikir jimnastiği yapması gerekip, bazı yanlış düşünceler değiştirilemez, analizi kişinin kendince yapılamaz mı?

Yazımın içeriği genel olarak ele alınmıştır ancak, İlçemiz adına örnek verecek olursak, Küçük ama! Eşrafı, bürokratı, en üst düzey, amiri memuru ile Türkiye genelinde bir o kadar büyük ve etkili bir ilçeye, hemşeriye sahibiz. Laflarımız nereye gider, cümlelerimiz kimi kırar, incitir, hangi hemşerimizin nerede boynunu aslı astarı olmayan laflar büker diye düşünen yok. Ülkemiz için de geçerli. Ülkemiz için geçerli olan kısmı daha önce de paylaşmıştım ama yine paylaşıp yazımı burada sonlandırmış olacağım.

Muhsin Yazıcıoğlu Lordlar Meclisinde konuşma yapmaya gittiğinde konuşması bitince kendisine sorular yöneltirler; “Ülkenizin durumundan memnun musunuz hükümetiniz nasıl ? Kendi ülkemin hükümetini kendi meclisimde konuşurum bu sizi ilgilendirmez!” der. Bu söyleşi sanırım tercüman olur diye düşünüyorum.

 

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER