Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Mermer; Sevgi ile pamuğa, İpeğe Dönüşür!

Kabe,  sadeliğin abidesi olan Kabe’nin kendisine çeken, etrafında pervaneler gibi döndüren bir cazibesi var. İşte bir tavaf bitti; ama daha büyük bir istekle tekrar o aşk selinin içindesiniz. Ayrılamıyorsunuz, Zemzem susuzluğumuzu giderdi, ya kalbimin, gönlümün Kabe arzusu? Daha bir istek ve arzu ile yeniden tavaf için işte  kutlu kapının misafiri olarak sevgi ile rahman ve […]

19 Nisan 2018 - 19:33 'de eklendi ve 353 kez görüntülendi.
Mermer; Sevgi ile pamuğa, İpeğe Dönüşür!

Kabe,  sadeliğin abidesi olan Kabe’nin kendisine çeken, etrafında pervaneler gibi döndüren bir cazibesi var. İşte bir tavaf bitti; ama daha büyük bir istekle tekrar o aşk selinin içindesiniz. Ayrılamıyorsunuz, Zemzem susuzluğumuzu giderdi, ya kalbimin, gönlümün Kabe arzusu? Daha bir istek ve arzu ile yeniden tavaf için işte  kutlu kapının misafiri olarak sevgi ile rahman ve rahim olana irademle, her anını doyasıya yaşamak için girdaba katılıyorsunuz. Dillerde dualar. Yeniden Hacerül Esvet köşesinde “Allah’ım Senin için nafile tavafını yedi şavt olarak yapmak istiyorum. Onu bana kolaylaştır ve kabul buyur.”  Ellerimi kaldırarak Kabe’yi selamlayarak, Bismillahi Allahu Ekber diyorum. Daha bir hızlanıyorum. Kıskançlık mıdır nedir, hemen Kabe’ye ulaşmak istiyorum. Gözüm Kabe’de. Başka bir yerlere bakmak istemiyorum, gözüm sadece Kabe’yi görsün. Zihnime nakşetsin. Gözümü kapadığımda da Kabe’yi göreyim. İşte elim Kabe’nin örtüsünde… Dua zamanı, ağlamak, nazlanmak zamanı. Dokunmak, hissetmek ne güzel. Acizliğin bu kadar güzel bir duygu olduğunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Ayaklar yalın. Üzerinde sade bir giysi ve sırtındaki çantada terliklerin ve içi boşalmış zemzem şişesi. Anlık ihtiyaçtan fazlası yok. Biraz sonrası, yarını düşünmek yok. Anlım Kabe’de Gözlerim kapalı. Vakit dua vakti, tövbe vakti. Kalbim attıkça ayaklar durdurmuyor. Yeniden sevgi girdabında, dudaklar kıpır kıpır. Şaşırmadan yedi şavtı tamamlayıp yeni bir tavaf yapmak.  Ne güzel bir şey ya Rabbim. Mermerde yürüyorsunuz diyemeyeceğim, tavaf ediyorsunuz; hem de saatlerce. Ayak yalın tavaf yapıyorsunuz,  rap, rah rap diye ses çıkmıyor, çünkü bir isyan, bir haykırış yok. Sanki edep ve aşka kapılmış, yere basan, yüz kiloyu taşıyan o ayaklar değil., ağrı olmayınca isyan da yok haykırış da, ses de. Alışık değiliz, yalın ayak yürümeye. Öyle bir şey ki o tavaf alanına girince  yıllardır tavaf ediyormuşçasına rahat ve antrenmanlısınız. . Yabancılık çekmiyorsunuz.  Tavaflar arasında tavaf namazı olmasa durmak yok, yorulmak ve usanmak aklınızdan geçmiyor. Tek düzenlik ve sadeliğe rağmen Kabe o kadar muazzam bir ruh şifası. Ruhunuzu dinginleştiriyor, coşkunluk verip taşkına sebep olmuyor. Kendi iç dünyanızda, kendiniz oluyorsunuz. Siz iyi geliyor. Saatlerce tavaf yaptıktan sonra hala Kabe’yi bırakamıyorsanız, yorulmuyorsanız buna aşk derler. Bu kapının kutlu olması, misafirliğin izzetli olması derler. Mermerde yalın ayak kaç saat yürüyebilirsiniz, ayaklar ne zaman isyan eder? Kebe’nin etrafında, tavaf alanında yalın ayak mermerde yürürken yumuşacık, bulutlar üzerinde yürüyormuşçasına hafifliyorsunuz. Mermerin sevgi ile pamuk kadar hafif, ipeksi bir dokunuşa dönüşmesine şahit oluyorsunuz.

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER