Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Mekke’de Kabe’nin Şubeleri

  Mekke’de Kabe dururken başka bir mescit ya da camiye gitmek içimize sinmese de günün bazı vakitlerine otelin yakınlarındaki mescit ya da Camilerine gitmek durumunda kalıyoruz. İlk başlarda bize zor gelen bu durum mecburiyet olunca ve “her mescit ya da cami Kabe’nin bir şubesi” olduğuna göre civar mescit ya da camileri gezme fırsatı ortaya çıkarıyor. […]

13 Temmuz 2018 - 16:58 'de eklendi ve 439 kez görüntülendi.
Mekke’de Kabe’nin Şubeleri

 

Mekke’de Kabe dururken başka bir mescit ya da camiye gitmek içimize sinmese de günün bazı vakitlerine otelin yakınlarındaki mescit ya da Camilerine gitmek durumunda kalıyoruz. İlk başlarda bize zor gelen bu durum mecburiyet olunca ve “her mescit ya da cami Kabe’nin bir şubesi” olduğuna göre civar mescit ya da camileri gezme fırsatı ortaya çıkarıyor. Sizlerle  bu Cami ve Mescitlerin işlevi ve iç teşrifatından bahsederken biraz da ilk gördüğümde yadırgadığım mescit ve cami kullanımlarından bahsedeyim. Her otelde yüzlerce, binlerce Hacı adayının konakladığı düşünülürse mescit ve cami sayısı da oldukça fazla oluyor. Mekke’de Camilere girdiğiniz zaman önce bir şok oluyorsunuz.  Mihraba yakın ilk  iki saf, yaslanmak için yastıklar monte edilmiş.. İbadet edilecek yerde sırtını yaslayacağın, rahat oturacağın yere sabitlenmiş  aparatlarla yastıklar. Bağdaş kurmuş, hafif yana yaslanmış cemaatler. Oturup durumu gözlemlediğinizde  yavaş yavaş sorguladığınızda taşlar terine oturuyor, cami onlar için sadece namaz kılınacak yer değil; özellikle Kur’an ı Kerim okunacak, ilim öğrenilecek yer. Sırtını yaslamış, Kur’an ı Kerim okuyan insanları gördükçe ülkemizdeki Camilerde namaz merkezli mekanlar olan Camilerin Mekke’de Kur’an ı Kerim ve İlim meclisleri olarak düşünüldüğü izlenimi veriyor. Namaz öncesi Hadis dersleri verilen camiler, Fıkhi konuların anlatıldığı mescitlere şahit olduk. Ancak şunu söylemek gerekirse bizim Camilere saygımız, oturuş ve bekleyişimizdeki vakar Mekke’deki Camilerde pek karşılığını bulamıyor. Mekke’deki Camilere baktığımızda minberleri görmüyorsunuz. Hani Mihrabın hemen sağ tarafında Cuma günleri hutbe vermek için basamaklı olan köşeyi göremiyorsunuz. Minber yok. Sağa, sola bakıyorsunuz öyle basamaklı bir şeyler yok. Acaba hutbe nerede okunuyor? Camiyi tarıyor gözlerimiz; ama yok.  Çok dikkatli baktığınızda bir ayrıntı her şeyi açıklıyor. Mihrabın sağ ön duvarında adeta bir balkon, bir pencere. Mihrabın sol tarafında bir kapıyı da gördüğümüzde yorumlayarak bir çıkarımda bulunuyorsunuz. Minber; yani hutbe okunan yer işte mihrabın hemen sol tarafındaki kapıdan girip mihrabın sağındaki balkona çıkarak hutbe okuyorlardır ( Cuma Namazlarını Kabe’de kıldığımız için “okuyorlardı” ifadesini kullanıyorum.) göz aşınalığı mimberin caminin bir köşesinde olması daha hoş bir uygulama; bizim alışkanlığımızdan çok camiye ayrı bir anlam katıyor olması önemli. Mekke’deki  Camilerde Ses sistemine büyük özen gösteriyorlar. Küçük bir Cami olması, az kimsenin bulunması da ses sistemini kullanmaya engel değil! Camiler biraz bakımsız. Su ihtiyacını karşılamak için soğutucusu bulunan su sebilleri, ve yaş ve kuru hurmalar eksik olmuyor. Hacı adaylarına ve cemaate ikram için hayır sahipleri tarafından bırakılıyormuş. Camide ezan okunduktan sonra beş on dakika sonra namaza  başlanıyor. Genelde Sünnet namazları evlerde kılındığı için bekleniyor. Ya da son sünnetler yerli halk tarafından camide kılınmıyor. Namaz kıldıran imamların sesleri çok güzel ve dinlendirici.  Daha önce kafile başkanımızın bilgilendirmesi sebebiyle Camilerdeki sünnet namazlarının  kılınmama durumunu bildiğimiz için fazlaca yadırgamadık. Biz oraya eleştirmek için değil, Kabe’nin misafiri olarak gittiğimiz, Hac vazifesini yapmak için gittiğimizden yadırgamadık. Bu yazı konusu da bilgi vermek ve caminin namaz dışındaki ibadet ve ilim öğrenmek için kullanıldığını aktarmak içindi. Mekke’deki Ziyaret yerlerinde buluşmak duası ile…

 

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER