Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Bayramlık Yazılar…

Bayramlık Yazılar… Bayram yazılarına başka bir özen gösteririm. Bayram için yaptığımız tüm işlerdeki gösterilen özen gibi. Nasıl izah edersiniz bilmem ama daha çok hemşerilerimin düşünceleri bede ağır basar. Onlara ilçemizle ilgili düşünceleri, yaşadıkları duyguları konuşur, konuşturur mutlu olurum, sorumluluk duygusu ile savunmalar, yapılacaklarla ilgili düşüncelerimi aktarırım. Mutlaka ülkemizin içinde bulunduğu durumla ilgili yorumları ile kendi […]

28 Ağustos 2018 - 19:04 'de eklendi ve 337 kez görüntülendi.
Bayramlık Yazılar…

Bayramlık Yazılar…

Bayram yazılarına başka bir özen gösteririm. Bayram için yaptığımız tüm işlerdeki gösterilen özen gibi. Nasıl izah edersiniz bilmem ama daha çok hemşerilerimin düşünceleri bede ağır basar. Onlara ilçemizle ilgili düşünceleri, yaşadıkları duyguları konuşur, konuşturur mutlu olurum, sorumluluk duygusu ile savunmalar, yapılacaklarla ilgili düşüncelerimi aktarırım. Mutlaka ülkemizin içinde bulunduğu durumla ilgili yorumları ile kendi duygularımı paylaşırım. İşte bu bayram da bayramın birincisi gününün iş ve yoğunluğu dışında diğer günler doya doya mıuabbet etme fırsatı yakaladık. Bu bayram bize özel olarak Babamsız geçen ilk bayram olması sebebiyle yazımın ilk paragrafına bu konu ile başlayayım dedim. Daha önceleri olduğu gibi Arefe günü babamın mezarına giderek bayramlaştım. Bayram günü bayram namazından sonra bayramlaşmak için dedemi temsilen en küçük amcamın evine, oradan amcamın evine geçerek bayramlaştım. Annemin elini öperken babamın boşluğu içimi kaplayıverdi. Kurbanlıklar için üzerimi değiştirmek için yukarı çıktığımda çocuklarımı arabaya binerken gördüm ve gayri ihtiyari olarak kurbanlar kesilecek, nereye gidersiniz dedim. Verdikleri cevap beni çok duygulandırdı. “Baba, mezarlığa, dedemle bayramlaşmaya gidiyoruz”  duygulandım,sevindim ve gururlandım… Şimdi hemşerilerimin Şereflikoçhisar için aktardığı olumlu izlenimlere.” İlk dikkatlerini çarşı içinin gece aydınlatmaları oldu. Çok hoş olmuş ve hatta geç kalınmış bir şey. Çarşımız pırıl pırıl. İnsanın alışveriş edesi, hatta gezesi geliyor” yorumunu yaptılar. Ayrıca özellikle Atatürk parkı için güzel yorumlar aldım. “Ailenizle akşam gideceğiniz, çocuklarınız oyun oynarken çay içebileceğimiz bir mekan kazanılmış. Evin  balkonunda misafirlerimizle oturmak yerine Atatürk Parkı ilaç gibi geldi” yorumu yapıldı. Bu arada bir hemşerimizin şu sorusu beni güldürdü. “Abi hani lise döneminde Ana bina dediğimiz bahçe düzenlenmiş, orası resmi bir kurumun mu lokali, hoş görünüyordu, resmi bir kuruma ait olduğunu düşünerek girmedim” dedi. Ben de Orasının şehir müzesi olduğunu bahçesinin de halka açık bir çay bahçesi olduğunu söyledim. Çok hoşuna gitti. Bakın küçük bir dokunuş ne kadar güzel dönüşler alıyor. Gelelim bayramda memleket meselelerine. Bayram havası en çok ta memleket meselelerine yaramış; ham bayramlık düşünceler. Sohbetlerin birinci gündemi dolar ve döviz üzerinden Türkiye’yi diz çöktürmek istenmesi idi. Daha önceleri hızla yükselen döviz halkın tepkisi ile karşılaşır, hükümet bu işleri kabullenir yeni duruma uygun zanlar yapar, halk psikolojik olarak yenilmişliğin, kötü gidişatın moral bozgunluğunu yaşardı. Bilirdi ki ekonomide yanlış giden bir şeyler var ve faturası önümüzde der, hükümete hesap sorardı. Bu bayramda harklı illerden gelen ve hatta Almanya’daki hemşerilerimizin ortak düşüncesi “ABD ve kapitalizmin baronları düğmeye bastı ve dolar üzerinde ülke diz çöktürülüyor, yorumu yapılıyor. Endişe ve telaş yok. Hükümete güven tam. Daha önemlisi hükümet denge politikası ile, esnek dış politika ile yalnızlaşmak yerine yeni ortaklar, yeni bloklar bulabiliyor. Hatta sanki yeni dünya düzeni Türkiye merkezli şekilleniyor. Yeter ki bir olalım, kardeş olalım” işte bu bayramda en çok duyduğum şu son cümle Bayram ruhunu da özetlemiyor mu; “ Bir olalım ve kardeş olalım”  Bayramlık ruhun, bayramlık güzelliklerin çoğalması duası ile nice güzel bayramlara…

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER