Şereflikoçhisar Yenigün Gazetesi

Köylerimiz Hayat Bulacak!

Köylerimiz Hayat Bulacak! Geleceği görmek için müneccim olmaya gerek yok. Uzay çağına girdiğimiz, iletişim çağında olduğumuz dünyamızda gözden kaçmayan bir gerçek var; insan ne ile yaşar? Tabi ki su ve besin. Dünya nüfusu Altı Milyarı geçti. Her yer bina. Beton istilası yaşıyoruz. Tüketim çılgınlığı dünya’yı çöp istilası tehlikesine götürüyor. Su üretilebilir bir kaynak değil; ama […]

25 Eylül 2018 - 20:59 'de eklendi ve 331 kez görüntülendi.
Köylerimiz Hayat Bulacak!

Köylerimiz Hayat Bulacak!

Geleceği görmek için müneccim olmaya gerek yok. Uzay çağına girdiğimiz, iletişim çağında olduğumuz dünyamızda gözden kaçmayan bir gerçek var; insan ne ile yaşar? Tabi ki su ve besin. Dünya nüfusu Altı Milyarı geçti. Her yer bina. Beton istilası yaşıyoruz. Tüketim çılgınlığı dünya’yı çöp istilası tehlikesine götürüyor. Su üretilebilir bir kaynak değil; ama temiz ve kaliteli su için su kaynaklarının korunup muhafazası şart. Çılgınlık derecesinde tabiatın hor kullanılması insanlık için su tehlikesini de beraberinde getiriyor. Ama asıl konumuza gelecek olursak; insanlığın suya olan ihtiyacı kadar besine de ihtiyaç duymaktadır. Dünya Altı Milyar insanı besler; bir altı Milyar insanı daha besler. Ancak tarım ekonomisi katma değeri az olan ekonomi olduğu için üretici kar etmekten uzak; ya da devletin destekleri ile ayakta duruyor. Aslında devlet tarımdan denetimini çekmez, çekemez; çünkü temel ihtiyaç maddesi olan tarım ürünleri devletin denetim ve desteğinden uzaklaşırsa aşırı fiyat artışlar ile karşı karşıya kalacağımız gibi üst üste yaşanan zararlar tarımdan uzaklaşmalara da sebep olacaktır. Türkiye tarımda kendi kendisine yetebilen ender ülkelerden birisi iken şimdi bir çok tarım ürünü ithal edilmekte. Her ithalat kendi milli ürünlerimizin azalması ve tarımımızın küçülmesi anlamına geliyor. Hatta şehirlere yaşanan göç hareketleri ile kırsal kesim adeta boşaldı. Köylerimiz viraneye döndü. Şimdi zaman ağlama zamanı değil. Köylerimiz yeniden canlanacak; ancak köylerin gerçek sahipleri şehirlerde üçüncü sınıf bir hayat sürerken zengin, büyük şirketler köylerimizin yeni sahipleri olacaklar. Köylülerimiz kendi topraklarda ancak işçi olarak çalışacaklar. Bunlar kötü senaryo. Asıl gerçek; köye dönüş olacak; gerçek sahipleri ya da yeni sahipleri ile. Şimdi bu yazıyı okuyanların içlerinden “ sen galiba gübre fiyatlarından haberin yok. Mazot fiyatlarından haberin yok. Zarar eden, masrafını çıkaramayan, kredilerini ödeyemeyen çiftçilerden haberin yok” dediklerinizi duyar gibi oluyorum. Aslında sizin içinizden geçen, benim de yaşadığım ve bildiğim gerçeklerden haberdarım. Bunun için kısa vadede ayakta kalmak. Uzun vadede ise planlı üretime geçmek. Ezber tarım anlayışından, piyasa tarımına; geleceğin tarım anlayışlarına geçmek. İlçemiz Ziraat Odası ve bazı firmalar tarım Fuarlarına götürüyor. Gelişen tarım ekipmanlarını görme fırsatlarımız oluyor. Ah keşke Çevremizdeki iyi tarım örneklerine de geziler düzenlense. Tarım ürünlerinde çeşitlilik yerinde görülse. O yöredeki iş bilen ve imkanları az olan üreticilerle bizim üreticilerimiz yöremizde yeni tarım ürünlerini uygulamalı olarak üretseler. Sulu tarım için çok geniş arazilerimiz var. Hemen hemen her köyümüzde sulu tarım ve bahçe tarımı için uygun arazilerimiz var. Köylerimiz nostalji olsun diye yapılan meskenlerle sınırlı gelişme, yazlık  canlanma yerine gerçek ekonomik değeri üretecek canlı ve 365 gün köy yaşamının olduğu ekonomik canlanmaya yelken açmak zorunda. Açmak zorunda diyorum; bunu gerçek sahipleri için istiyorum. yoksa yeni sahipleri bunu yapacaklar. Bu yıl kötü bir tecrübe yaşadık; yaz sezonunda fakirin dört gözle beklediği ucuz sebze ve meyve hayal oldu. Fiyatlar aldı başını gitti. Bu bir tehlikeyi de gösterdi, üretim düşüyor. Üretin sınırlı alanlarda yapılıyor. Pazarlama yapamayan yöreler sebze üretiminde pes etmiş. Dünya nüfusunun hızla arttığı bir dönemde tarım vazgeçilmezdir ve köylerimizin boş, virane hali uzun sürmez. Profesyonel ve modern tarım planlı hale geldiğinde köylerimiz yeniden canlanacaktır. Nasıl Akdeniz ve Ege köyleri canı, dopdolu ise kısa süre sonra bizim köylerimiz de canlanacak. Eğer tedbir alınmaz ise bu gerçek sahipleri ile değil; yeni sahipleri ile. En üzücü olanı ise eski sahiplerinin çocukları buralarda ancak işçi olarak çalışacak olması! Köylerimiz mutlaka hayat bulacak…

Comments

comments

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER